Free Zehra Doğan • Zehra Doğan'a özgürlük

Zehra Doğan, imprisoned artist and journalist in Turkey • Zehra Doğan, tutuklu gazeteci ve ressam • Zehra Doğan, journaliste et artiste, emprisonnée en Turquie

Zehra is imprisoned because of a painting that she made and a news report that she wrote
Zehra çizdiği bir resim ve yazdığı bir haber nedeniyle hapiste
Zehra est en prison pour un dessin et la diffusion d'une information

Home | Anasayfa | Accueil

banner zehra dogan painting 4

TÜRKÇE İÇİN AŞAĞIYA İNİN
TEXTE EN FRANÇAIS EN BAS DE PAGE

Why is Zehra imprisoned?

Because of a painting she made about the war and a news story she wrote about a child affected by the clashes in Turkey. She was sent to prison in July 2016, released in December in 2016 and sent back to prison in June 2017. She’ll be in prison for 17 months. The prison administration is refusing to give her any material that she can use for painting.

Now you may wonder, what kind of a painting can put an artist in prison? Or what can a 10-year-old child say that lead to her imprisonment?

First, let’s begin with the painting.

Zehra may be the only artist in the world who’s jailed because of her paintings.

During the five months of curfew in the town of Nusaybin, a town which was under curfew because of the war between the Turkish army and the Kurdistan Workers’ Party (PKK), Zehra was rarely able to leave the flat where she was living along with politicians from the Turkish Parliament, the Mayor of Nusaybin, and other local politicians because it was a round-the-clock curfew: you couldn’t legally leave your home, even for a minute.

So they were mainly gathering news by speaking to other Nusaybin residents via phone, observing the clashes from their windows, and listening to the gunfire.

Because of this practical “house arrest” and the wide censorship of Turkish media in the news reports coming from Nusaybin, Zehra decided to focus on painting and tried to portray the situation with her art.

She drew on her smartphone and started sharing her paintings on social media. They were far more influential and widely circulated.

So one day, Zehra saw the photo below, which was shared by the pro-Turkish-army accounts on Twitter.

CltWBiaWMAA0enH

The photo was being celebrated as the victory of the Turkish army and the defeat of the PKK.

But when Zehra saw the photo, she didn’t think about a victory, but thought instead about the lives that were destroyed in those buildings and civilians that were forced to flee.

Then she made a painting of the scene, which you can see below.

CoEEC82WIAA4CMQ

According to the Turkish judiciary, the painting you saw above was an example of terrorist propaganda.

Here is the excerpt from the court decision:

“The defendant photographed a scene in Nusaybin and painted Turkish flags on destroyed buildings. It is very clear that this painting is against the operations that were conducted as a result of the PKK terrorist organization’s barricade and trench policy, which undoubtedly includes violence and force.

This painting is beyond the limit of criticism of the operations done by the security forces in order to restore public order and it is propaganda for the PKK’s barricade and trench policy.”

Even the academic world doesn’t have a common view on if there can be a limit to criticism in art, but apparently the judges in Turkey know better!

Despite the fact that she didn’t take the photo, Zehra is accused of taking the photo and then adding Turkish flags in the painting, although the flags were already there.

“They gave me a prison penalty for taking the photo of destroyed houses and putting Turkish flags on them. But it wasn’t me who did it, it was them. I just painted it” said Zehra, after the decision.

Now let’s move on to the second reason for her imprisonment: Her news coverage.

Zehra spoke with a child who was affected by the clashes in Nusaybin.

According to the court, five sentences spoken by the child meant that Zehra was making “terrorist propaganda.”

This is the  excerpt from the court’s decision:

“Zehra Doğan published a news story on 22 December, 2015 from Nusaybin, where there were intense attacks. [This story] included the call of 10-year-old old Elif Akboğa to all children:

We are hearing gun fires right now. When the fires intensify we run to our homes. When the tanks go away we take to the street and make noise for protest. I think we are right. I know that our voices will be heard one day.’

This publication tries to justify the PKK terrorist organization’s barricade and trench policy by showing that it is a legitimate resistance.”

Can you believe it?

According to the Turkish judiciary, those sentences from a 10-year-old child in a wartorn town were terrorist propaganda that would justify Zehra’s imprisonment.

So this is the story of Zehra.

What can you do to help her situation? Visit the Support Zehra page to see.

Want to learn more about Zehra? Visit the About Zehra page.

This website is run by friends of Zehra. Want to contact us? Visit Contact page.

Want to see more of Zehra’s paintings? Go to Zehra’s paintings page.


Zehra neden hapiste?

Yaptığı bir resim ve Türkiye’deki çatışmalardan etkilenen bir çocuğun anlattıklarını aktaran bir haber nedeniyle. Temmuz 2016’da tutuklanan, Aralık 2016’da serbest bırakılan Zehra, Haziran 2017’de tekrar cezaevine gönderildi ve 17 ay daha hapis yatacak. Cezaevi yönetimi Zehra’nın içerde resim yapmasına da izin vermiyor.

Nasıl bir resim, onu çizen ressamın hapse girmesine yol açabilir? Veya 10 yaşında bir çocuk, Zehra’yı hapse gönderecek ne söylemiş olabilir?

Önce resimle başlayalım.

Zehra dünyada resimi yüzünden hapiste olan tek ressam olabilir.

Nusaybin’deki 5 aylık sokağa çıkma yasağı süresince Zehra, milletvekilleri ve belediye başkanları ile birlikte kaldığı evden nadiren çıkabiliyordu. Çünkü sokağa çıkma yasağı süresizdi: Dışarı çıkmak için tanınan tek bir saat bile yoktu.

Bu yüzden genellikle Nusaybin’de çatışmalardan etkilenen insanlarla telefonda konuşarak, silah seslerini dinleyerek ve pencereden çatışmaları gözleyerek haber hazırlıyordu.

“Ev hapsi” olarak nitelenebilecek bu durum ve Türk basınının Nusaybin’den gelen haberlere yer vermemesi nedeniyle Zehra resime odaklanmaya ve kentteki durumu sanatıyla anlatmaya karar verdi.

Akıllı telefonunda yaptığı çizimleri sosyal medyada paylaşmaya başladı. Bunlar çok daha etkili oldu ve resimleri sıklıkla paylaşıldı.

Bir gün Twitter’daki JÖH/PÖH hesaplarında aşağıdaki fotoğrafın paylaşıldığını gördü.

CltWBiaWMAA0enH

Fotoğraf, Türk ordusunun zaferi olarak sosyal medyada övülüyordu.

Fakat Zehra fotoğrafa baktığında zaferi değil, o enkazda alt üst olan hayatları, evlerini terk etmek zorunda kalan insanları düşündü ve aşağıdaki resmi yaptı.

CoEEC82WIAA4CMQ

Mahkemeye göre yukarda gördüğünüz resim, bir “terör örgütü propagandası”.

Mahkemenin kararından alıntı:

“Sanığın 9 Haziran tarihinde Nusaybin ilçesinin yıkık haldeki resmini fotoğraflayarak yıkık binalar üzerine Türk bayrağı resmi çizdiği, söz konusu resmin terör örgütü PKK/KCK’nın cebir, şiddet içerdiği konusunda hiç bir şüphe götürmeyen hendek ve barikat kazma eylemleri neticesinde düzenlenen operasyonlara yönelik olduğu,

Bizzat bu resim ile güvenlik güçlerinin kamu düzenini sağlamak için yaptıkları askeri operasyonları eleştiri sınırının ötesinde göstererek örgütün hendek ve barikat siyaseti neticesinde yıkılan mahalleler üzerinden propaganda yaptığı…”

Akademik dünyanın bile sanatta eleştirinin sınırı olup olamayacağı üzerine bir fikir birliği yok ancak görünüşe göre Türkiye’deki yargıçlar herkesten daha iyisini biliyor!

Zehra fotoğrafı kendisi çekmemiş olmasına rağmen fotoğrafı çekmekle ve zaten fotoğrafta olan Türk bayraklarını sonradan eklemekle suçlanıyor.

Kararın ardından Zehra “‘Yıkık binalara neden Türk bayraklı bu resmi yaptın’ diye 2 yıl 10 ay hapis aldım. Oysa bu fotoğrafı çeken onlardı. Ben sadece resmettim” dedi.

Şimdi de hapis cezasının diğer gerekçesine gelelim: Haberi.

Zehra, Türk ordusu ile PKK arasındaki çatışmalar nedeniyle sokağa çıkma yasağının bulunduğu Nusaybin’de çatışmalardan etkilenen bir çocukla konuştu.

Aşağıdaki mahkeme kararına göre, çocuğun kurduğu beş cümle, Zehra’nın terör örgütü propagandası yaptığı anlamına geliyordu:

“Saldırıların yoğun yaşandığı Nusaybin’den 10 yaşındaki Elif A. direniş notlarında tüm çocuklara seslenerek ‘Şu anda silah sesleri geliyor. Silah sesleri yoğunlaşınca eve kaçıyoruz. Tanklar gidince yine sokağa çıkıp ses çıkartma eylemi yapıyoruz. Bence biz haklıyız. Biliyorum bir gün sesimiz duyulacak.. Diyor” şeklinde paylaşım yaptığı,

Bu paylaşımda bizzat terör örgütünün hendek ve barikat siyasetini meşru bir direnişmiş gibi gösterdiği, onu haklı çıkarmaya çalıştığı…”

İnanabiliyor musunuz?

Türk yargısına göre çatışmalardan etkilenen bir çocuğun kurduğu bu cümleler, Zehra’nın hapsedilmesi için yeterliydi.

İşte Zehra’nın hikayesi böyle.

Zehra’ya yardım etmek için ne yapabilirsiniz? Zehra’yı destekleyin sayfasını ziyaret edin.

Zehra hakkında daha fazla şey mi öğrenmek istiyorsunuz? Zehra hakkında sayfasını ziyaret edin.

Bu sayfa Zehra’nın arkadaşları tarafından yürütülmektedir. Bizimle iletişime mi geçmek istiyorsunuz? İletişim sayfasını ziyaret edin.

Zehra’nın resimlerini mi görmek istiyorsunuz? Zehra’nın resimleri sayfasına gidin.


Pourquoi Zehra est en prison ?

Pour un dessin, et pour avoir relayé les propos d’une petite fille concernée par les affrontements. Zehra, arrêtée en juillet 2016, libérée sous condition en décembre 2017, a été envoyée de nouveau en prison, en juin 2017, et son incarcération durera encore 17 mois. L’administration de la prison n’autorise pas Zehra à dessiner en lui refusant son matériel.

Comment un dessin peut-il provoquer l’emprisonnement de l’artiste qui l’a crée ? Qu’a bien pu dire un enfant de 10 ans, pour envoyer Zehra en prison ?

Commençons par le dessin.

Il est possible que Zehra soit la seule artiste, aujourd’hui jetée en prison, pour un dessin.

Lors du couvre-feu de 5 mois à Nusaybin, Zehra ne pouvait sortir de la maison où elle était hébergée avec les députéEs et les co-maires. Le couvre-feu étant illimité, aucun espace horaire n’autorisait une quelconque sortie. C’est pour cela qu’elle menait son travail journalistique en communiquant avec les personnes présentes à Nusaybin, sous le feu des affrontements, par téléphone, en écoutant les bruits de tirs et scrutant l’extérieur par la fenêtre.

Du fait de cette situation qui peut être qualifiée comme “assignation à résidence”, et du fait que les médias turcs ne donnaient pas de place aux informations provenant de Nusaybin, Zehra a décidé de se focaliser sur le dessin, et de raconter la situation dans cette ville, à travers son art.

Elle a commencé à partager les dessins qu’elles réalisait au format numérique, sur les médias sociaux. Ses dessins ont fait beaucoup d’effet et ont été largement partagés.

Elle a vu un jour sur Twitter, la photo ci-dessous partagée sur des comptes des JÖH/PÖH (Gendarmerie et Police spéciales).

CltWBiaWMAA0enH

La photo était distribuée et commentée sur les réseaux sociaux, comme une victoire de l’armée turque.

Zehra, lorsqu’elle a regardé cette photo,  n’y a pas vu la victoire, mais les vies arrachées avec les destructions. Elle a pensé aux personnes qui ont été contraintes de quitter leurs maisons et elle a dessiné l’image ci-dessous.

CoEEC82WIAA4CMQ

Selon le tribunal, l’image que vous voyez, est de “la propagande pour organisation terroriste”.

Un extrait du verdict du tribunal :

“Il a été décidé que l’accusée a photographié le 9 juin, le district de Nusaybin et état de destruction, y a dessiné des drapeaux turcs sur les bâtiments démolis, que le dessin en question concerne les opérations menées contre les actions de l’organisation terroriste PKK/KCK pour construire des barricades et des fossés, toutes choses pour lesquelles il n’y a aucun doute sur le fait qu’elles comportent de la violence et des menaces, qu’elle a fait de ce dessin, en montrant les opérations militaires menées par les forces de sécurité afin d’assurer l’ordre social, de la propagande basée sur les quartiers détruits suite aux politiques de fossés et de barricades de l’organisation… “

Même dans le monde académique, il n’y a pas d’entente commune sur les limites de la critique dans l’art, mais visiblement, les Juges en Turquie, savent mieux que tout le monde !

Malgré le fait que Zehra n’ait pas pris cette photo elle-même, elle est accusée d’être la photographe, et d’y avoir ajouté les drapeaux turcs, qui sont pourtant sur la photo d’origine.

Zehra a déclaré après le verdict : “Ils m’ont donné 2 ans 10 mois de prison, en me demandant ‘pourquoi as-tu fait ce dessin, avec des drapeaux turcs sur les bâtiments détruits?’. Or c’est eux qui avaient pris cette photo. Moi, je l’ai juste dessinée.”

Maintenant, regardons de près, le deuxième chef d’accusation. L’information que Zehra a relayée.

Zehra avait parlé avec un enfant qui vivait à Nusaybin, sous couvre-feu, et subissait les confrontations.

Selon la décision du tribunal ci-dessous, répéter les cinq phrases que l’enfant a composée, voulait dire que Zehra faisait de la propagande pour organisation terroriste :

Il a été constaté que, Elif A. 10 ans, fait appel à tous les enfants depuis Nusaybin où se déroule des affrontements intenses ‘En ce moment on entend des bruits de tir. Quand les bruits s’intensifient, nous nous réfugions dans nos maisons. Ensuite, quand les chars partent, nous retournons dans la rue, et nous faisons du bruit. Je sais qu’un jour, on entendra nos voix.’

que par ce partage, elle montre la politique de fossés et de barricades de l’organisation politique comme une résistance légitime, et essaye de lui donner raison…”

En croyez-vous vos yeux ?

Pour la Justice turque, ces phrases d’un enfant touché par des affrontements, ont été suffisantes pour faire emprisonner Zehra.

L’histoire de Zehra est ainsi…

Que pouvez-vous faire pour soutenir Zehra ? Visitez la page “Soutien“.

Voulez-vous en savoir plus ? Visitez la page “A propos

Ce site est géré par les amiEs de Zehra. Souhaitez-vous prendre contact avec nous ? Allez sur la page “Contact

Voulez-vous voir les œuvres de Zehra ? Visitez la page “Créations

Vous pouvez également trouver de plus amples informations en français dans le “dossier spécial Zehra Doğan” sur Kedistan.


Zehra's speech at Metin Göktepe Award Ceremony
Zehra'nın Metin Göktepe Ödül Töreni'ndeki konuşması
Le discours de Zehra lors de la cérémonie de remise du Prix Metin Göktepe

(Sous-titres en français • English subtitles)